Print Friendly

İslam’da en az anlaşılan ve en çok çarpıtılan konu nedir diye sorsalar kesinlikle “KADIN” konusu deriz. Bir tarafdan eski gelenek ve görenekler İslam diye pazarlanmış, diğer taraftan hadislerde geçen kelimeler, insanların dar algıları çerçevesinde yorumlanılarak “işte İslam bu” denilmiştir. Daha sonra  bu kabüllere ciddi eleştiriler gelince de işin kolayına kaçınılıp “zaten İslam böyle bir şey demez, hadis uydurmadır” denilmiştir.

İnsani bakış ve algıların kurbanı olan sahih bir hadisi bu yazımızda ele alıyoruz. Sadece önünü görebilen, zamanının idrakini aşamayan ve sınırlı akıl-duyu hasselerine sahip insanların, derine inmeden  verdiği yüzeysel manalar maalesef  hep İslama zarar vermektedir.

Başta Buhari olmak üzere  hemen hemen bütün sahih hadis kitaplarında geçen  hadisin metni şu:

ما تركت بعدي فتنة أضر على الرجال من النساء

Verilen mana:Benden sonra erkeklere kadından daha zararlı bir fitne bırakmadım

“Fitne” ve “zararlı” kelimeleri en azından bizim dilimizde olumsuz çağrışımlara sahiptir. Sanki kadın zararlı bir varlık ve ondan derhal kurtulunması gerekir gibi bir mana var. Zaten böyle de anlaşılmış.

Peki doğrusu nedir? Anlaşılanın tam tersi: yani erkekler için en faydalı varlık. Nasıl mı? Gelin kelimelerin kök manalarına inelim.

FİTNE NEDİR?

Fitne kelimesi sözlüklerde hangi anlamlara geliyor:

Ateş-Saflaştırma-Eksiltme: Altın ve gümüşü ateşte eritip saflaştırmak; fazlalık kısmını ayırıp atmak ve özünü-aslını ortaya çıkarmak.

الفَتَّان: sarraf demektir.

Cehennem ateşi bir fitnedir ve günahla kirlenmiş olanları arındırır-temizler:

Zariyat/13 :  يَوْمَ هُمْ عَلَى النَّارِ يُفْتَنُونَ

O gün ateşle(cehennemle) arındırılıp saflaştırılacaklar

Kurandaki kelimelere hep yarım mana verenler,  bu ayette de aynı anlayışı devam ettirerek “ateşle azap edilecek” manasını vermiştir. Evet ateşle azap edilecek ama sonunda altın gibi saflaşacak-temizlenecek. Ateşin hikmeti azap degil temizleme pir-u pak etmedir. İşin özünü göremeyenler sürekli azap eden ilah fikrini beyinlere zerketmektedir.

İmtihan-eksiltme: Fitne imtihan anlamına gelir. Aynen ateşin kir ve fazlalıkları alıp götürerek madeni saflaştırması gibi imtihan da bela ve musibetlerle insanların denenerek cevheri en iyi olanlarının ortaya çıkarılması demektir. Bunu şu Kuran ayetlerinden  daha iyi anlayabiliriz:

Muhakkak biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri! [Bakara:155]

Fazlalık-imtihan: Mal-mülk-evlat-kadın vs. ye fitne denir. Kişininin sonradan elde ettiği ve gelen-giden şeylerdir. Kuran” mallarınız ve evlatlarınız bir fitnedir” der:

Tegabun/15 : إِنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌ  Mal ve evlatlarınız ancak bir fitnedir

Allh sizi mal ve evlatla zengin eder sonra onları elinizden alıverir. Sizi çaresizlikle, fakirlikle yani kendinizle başbaşa bırakır. Gerçek çevheriniz  o zaman ortaya çıkar.

Demekki sadece kadınlar değil  mallar ve çocuklar da bir fitnedir.

Değişiklik-farklılık-çeşitlilik: Fitne değişim ve farklılık anlamına da gelir. Bir zengin olursunuz bir fakir, bir sağlıklı olursunuz bir hasta, bir rahat-huzurlu olursunuz bir sıkıntılı ve gergin. فِتْنَةُ الصَّدْرِ : göğüsteki vesvese demektir, yani gel-git, daralma-genişleme

İki zıddı anlatır:  فَِتْنان : siyah-beyaz ve acı-tatlı. Kadına mecazi olarak hem şeytan(kara) hem de melek(ak) denmesinin bir hikmeti bu olsa gerek. Yine fitne=ateş olması ve  ateşin siyah-beyaz ışık anlamına gelmesi, “kadınların iki renkli(alaca) karga”ya benzetilmesi, şeytan=ateş=iki ışık (ak-kara) gibi hususlar  hep birbiriyle  bağlantılı. Biz zahiri manaya baktığımız için derinde yatan manaya ulaşamıyoruz.

Ateş-Şeytan-İmtihan: الفَتَّان şeytan anlamında kullanılmıştır. Daha önce sarraf anlamına gelir demiştik. Nasıl ki sarraf ateşle altın madenini işler, iyisini ve kötüsünü ayırdederse, ateşten yaratılan şeytanda aynen insanları çeşitli vesvese ve tuzaklarla imtihan eder ve sonunda insanaların gerçek karakterini ortaya çıkarır. Burada yani kadın şeytanmıdır diye soru akla gelebilir. Hiç bir şey birbirinin aynı değildir. Benzerlik özelliklerle alakalıdır. İnsanların asaletini, sabrını en iyi test edecek imtihan türünün başında şeytan ve kadın geliyor demektir. İki kelimenin yanyana olması  sıfatlarının benzerliğindendir. Ayrıca şeytan doğrudan kötü anlamına gelmez, aslında nötür bir varlıktır aynen kadın gibi. Kötüyü ve iyiyi ortaya çıkarır. Şeytan iyi de olabilir kötü de, nitekim şeytan dediğimiz cinlerin mümin olanı da vardır kafir olanı da.

ZARAR KELİMESİNİN MANASI NEDİR?

Zarar” kelimesi insanlar açısından kötü bir manaya sahiptir. Kaybedilen-eksilen-giden şeyler için kullanırız. Ama 360 derecelik kemal-tam alemde ise manası NÖTÜRDÜR aynen fitne-şeytan-ateş gibi. Hem iyi hem kötü olabilir demektir. ZARAR: bir şeyin içinden çıkan su-kan-hava-ruh-hastalık-ter-bitki-maden-sperm-nesil-çocuk vs. gibi şeylere denir.

Mesela  hamile bir kadının karnı büyümüş ve yükü ağırlaşmıştır. Kadının doğum yapması bir zarardır çünkü:

  • Kendinden bir parça olan-malını-etini-kanını kaybetmiştir (rahmindeki fazlalık gitmiştir)
  • Bir çocuk sahibi olmuştur, yani kazanmıştır

Şimdi ZARAR kelimesi  kaybetmek midir, yoksa kazanmak mıdır? Her ikisi de değil mi? Ya da nötürdür ortama göre biri tercih edilebilir.

Fitne içinde aynı tarifi yapmıştık: iki şey birbirinden ayrılıyor: kadın-çocuk; çocuk kadının fazlalığı-ağırlığı fakat aynı zamanda onun özü ve ondan meydana gelmiştir. Kadın’da erkeğin bir parçasıdır-özüdür. Hz. Havva’nın Hz. Ademden yaratılmasını hatırlayınız. Kadın erkeğin çocuk gibi  hem özü hem fazlalığı; hem kaybı(kendinden kopmuş) hem kazancı(kendine eş olmuş).

EVRENDE HER ŞEY YARIM+YARIM (yani çift) YARATILMIŞTIR ve buna paralel  olarak bir varlığı tarif eden kelimelerde yarım+yarım (çift) manaya sahiptir. Bu yarım manalar birbirinin eşi-zıddıdır. Yaratmak kelimesi zaten ikiye yarıp çoğaltmak demektir. HADİS ve AYETLER 360 derecelik evrensel manalara sahiptir. Yarım yani insani manalarla anlaşılamaz

Biz zarar deyince  kaybetmek manasını anlıyoruz, sanırım sorunda burdan kaynaklanıyor. Şimdi yukarda yaptığımız  zarar ve fitne kelimelerinin 360 derecelik manalarına dayanarak  hadisi anlamaya çalışalım.

ZARAR => Evlenme-eş-benzer-kadın-bir kadının üzerine evlenme  gibi manalara gelir.

ZARAR=>Farklılık-değişim

ZARAR=> İmtihan-Sabretme-dayanma

ZARAR=> Cocuk-ebeveyn, mal-kişi, karı-koca  gibi çiftlerin arasını   ayırma veya birleştirmek

ZARAR=> Ateşe girmek

Aşağıda zarar-kadın ilişkisinde bu tarif daha iyi anlaşılacaktır.

HADİSİN O7 ANLAMI

1-Kadının yaratılışı ve eksilme

İlk insan,  ilahi bilgi manasını da verdiğimiz evrensel kodla yaratılmıştır. Nasıl ki bir tohum içinde koca bir ağacın tüm bilgisini taşıyorsa, ilk insan da  kıyamete kadar gelecek tüm insanların genetik şifresine sahipti. İlk kadının, ilk insandan yaratılması demek  bu genetiğin paylaşılması yani azalması-eksilmesi demektir. Diğer bir anlamla ilk insan olarak Hz. Adem’in(erkeğin) zarar etmesi demektir. Kadın erkekten yaratıldığı için, onunla benzer ama eksik özelliklere sahiptir. Bugün bilim adamlarının da söylediği gibi yeni doğan bir çocuk babasının ve annesinin yarım DNA bilgilerine sahiptir. Bunu 23 baba ve 23  anne kromozomu olarak adlandırıyoruz. Her doğan doğduğu varlığın özelliklerinden bir kısmına sahiptir, yani YARISIDIR.

Erkeğin genetiğinin azalması-eksilmesi yani ZARAR etmesi ancak  evlilikle yani KADIN’la olmaktadır. Diyelim Hz. Adem’in genetik havuzunda 1000000000 bilgi var:

  • Hz. Havva, Hz. Adem’den bunun YARISINI  alır.
  • Hz. Adem ve Havva’dan gelen doğan çocuğun  genetik bilgisi  ebeveynin yarısı olacak
  • O çocugun neslinden gelen onun yarısı olacak
  • yarım… yarım.. yarım…  devam edecek

Nesil dediğimiz  bu sıralama bize bir şeyin azaldığını-eksildiğini göstermektedir: İlk erkeğin genetiği sonraki nesillerde giderek zayıflıyor-eksiliyor-ZARAR diyor. ZARAR eden ERKEK, bu zarar-eksilmeye neden olan ise KADIN’dır.

İşte hatalı olarak tercüme edilen  “Havva olmasaydı kadın kocasına ihanet etmezdi”  hadisin manası bu anlatımızımızda saklıdır. İhanet “içten çökme veya çökertme” demektir. Hz. Havva yani kadın olmasaydı  doğum ve insan nesilleri olmayacaktı ve ilk İnsan aynen tek başına güçlü kuvvetli kalacaktı. Her doğum bir yarılma-bölünme-eksilme-zarar demektir. Her doğumla genetik özellikler zayıflıyor veya azalıyor.

İLK İNSAN DÜNYANIN EN GÜÇLÜ İNSANIDIR

Hz. Adem’in boyunun 33 metre olması ve yaklaşık bin sene yaşaması, siyah olması hep onun güçlü DNAsı(evrensel bilgi) ile alakalı olsa gerek. Siyah derili insanlar  nisbeten daha az değişime uğradıkları için çok güçlüdürler. Sarı ve beyaz tenli olanların sinir sistemi daha zayıftır, hastalıklara daha açıktırlar.

SON İNSAN EN ZAYIF GENETİK ÖZELLİKLERE SAHİP İNSANDIR

Kıyamete en yakın olan insanlar, insanlık tarihinin en zayıf insanları olacak. Yecüc-mecüc (küçük insanlar) bununla alakalı mı bir düşünmek gerek. Kıyametin alametlerinden biri kadın nüfusunun erkeklere oranla çok fazla olmasdır. Bu bilgi manidardır. Zira  erkek veya çocuk doğurma babanın genetik yapısı ile alakalıdır. Bilim adamları ne der bilmem ama  kız çocuğu ile erkek çocuğu için gerekli olan erkek hormonları galiba farklı değerde. Kıyamete yakın zamanda erkeklerin hormonal kalitesi çok düşecek-zayıflayacak ve ancak  kız çocuğu için yeterli olacak. Zira kız için değer 1 ise erkek için değer 2 dir. Bunu  kadını temsil eden - ve erkeği temsil  eden + ile anlamaya çalışalım.

- :  Dişi demektir

+: Erkek demektir. Dikkat edilirse  dişi, erkeğin yarısıdır. Bir anlamda 2 eksi=erkek  1 eksi=kadın. Fakat erkekteki eksi DİKEY vaziyette, yani dişi ile benzer ama dik duruyor,yukarda. Değişime uğramışda diyebiliriz. “Artı-eksi insanların koyduğu semboldur “delil olamaz diyenler varsa yanıldıklarını hemen söyleyelim. Rakamlar-semboller-harfler  tesadüfen ortaya çıkmış şeyler değildir, evrenle uyumludur ve kökeni semavidir. (+=> erkek) tezimizi destekleyecek bir bilgi daha verelim: erkekte   hem erkek hem dişilik cinsiyet hormonu vardır. Kadında ise sadece dişil hormonu vardır (ağırlıklıdır).

Kısaca  burada anlatmak istediğimiz, KADIN ERKEĞİN ÖZÜNÜ-GENETİĞİNİ ÇEKİP ALARAK

  1. DNA bilgilerini  azaltmaktadır-eksiltmektedir: ZARAR vermektedir. İlk insan çok güçlü ve uzun ömürlü iken, kadın vasıtasıyla onun yerini alan çocukları genetik olarak zayıf olmaktadır. Hiç bir çocuk  ebeveyninin tıpkısı değildir, çünkü ebeveynin DNA’sı yarım olarak tevarüs etmektedir. Bir şeyi 100 parçaya bölerseniz  onu zayıflatmış olursunuz: KAYIP
  2. Bir ADEM’i  BİN ADEM  yapmaktadır. Toprağa atılan tohum gibi: tohum yarılır ve içi boşalır fakat yerini bir ağaç alır ve ağacın her bir meyvesi başka bir tohumu olur. Bir şeyi 100 parçaya bölerseniz  onu çoğaltmış olursunuz: KAZANÇ

2- DENGELEYİCİ OLARAK KADIN

Kadın erkeğe denk-eş-yardımcı  oalrak yaratılmıştır. Erkeği dengeleyicidir. HUZUR-SUKUNET vericidir. Kuran ona sukunet-huzur versin diye zevcini-eşini  yarattık demektedir:

A’raf/189 :: هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ إِلَيْهَا

لِيَسْكُنَ: huzur bulsun-sakinleşsin diye” manasına gelen kelime  müzekker-erkek

إِلَيْهَا:  kendisi ile huzur bulunulan ise  müennes-dişidir.

Demir mucizesi ile ilgili yazımızda da belirttiğimiz gibi dişilerin dengeleyici özelikleri vardır. Erkekler çok güçlü yaratılmışlardır. “Kontrolsüz güç güç” yıkar, keser ve parçalar. Bu gücün kontrol edilmesi görevi dişilere verilmiştir. Kuran ayetide buna işaret etmektedir. Aile ortamında sinirlenen babayı yatıştırmak kadına düşer mesela. Erkekler genelde dağınık kadınlar ise disiplinli ve düzenlidir. “Yuvayı yapan dişi kuştur” sözü bunu vurgular.

KADIN TOPRAK GİBİDİR

Toprak kadın gibi müennestir ve biz toprak ana deriz. Toprak temas ettiğimizde bizde olan fazla enerjiyi alır ve bizi rahatlatır. Enerjimiz eksik olduğu zaman ise bize enerji verir yani bizi dengeler-huzura kavuşturur. Bu özellik tabiattaki tüm dişilere aittir. Fazlayı alır, eksiği tamamlar. Ağır enerji yükü olunca  toprağa bir bağlantı kurulur ki enerjiyi emsin ve zarar vermesin.

YÜKSEK ENERJİ YÜKLÜ ERKEKLER VE REGULATÖR DİŞİLER diye özetleyebiliriz.

ERkek + yüklüdür

KADIN – yüklüdür

+ ve – bir araya gelince NÖTÜRLEŞME olur, Kuran diliyle SUKUNET-HUZUR olur.

Bu bilgileri  hadise uygulayalım:

Kadınlar kadar erkekleri dengeleyici bir şey yok

  • Enerjisi-siniri-gerginliği fazla ise bunu azaltır-eksiltir=> KAYIP-ALDI
  • Enerjisi az-morali bozuk-hasta vs. ise  enerji verir-moral verir-tedavi eder =>KAZANÇ-VERDİ

3- DEĞİŞİMİ SAĞLAYAN KADIN

Doğumlara vesile olarak insanın biyolojik değişimini sağlayan kadın, hayatın diğer alanlarında da değişimi ve dönüşümü sağlar. Erkekler statiktir, kadınlar dinamik-hareketli. Atomlar aleminde de bu böyledir.

Ortada olan protonlar + (artı) erkek, çevrede dönen enerji alışverişini sağlayan elektronlar ise - (eksi) dişidir. Atomun hayatı, elektronlara(dişilere) yani enerji alışverişine bağlıdır.

Kuran’da  adı geçen örümcek ve arı gibi hayvanlarda dişidir; balı yapan dişi arı, örümceği ören ve avlanan yine dişi örümcektir. Tabiatta da durum aynen böyledir. Kuran’ın da dediği gibi erkek koruma görevini(kavvaam)  üstlenmektedir.

Ev eşyalarını sürekli değiştirmek isteyen kadın ve buna direnen koca:

  • Evdeki eşyalar gitti : israf-zarar
  • Eve yeni eşyalar geldi: kazanç

Erkek bakımından bu iş zararlı, neresinden baksanız böyle  zira cebi boşalmıştır(paracıkları gitmiştir)

Kadın bakımından ise  bir kazanç, çünkü yeni ve cici eşyaları olmuştur. Boşalacak cebi yoktur dolayısıyla bir şey kaybetmemiştir :)

Kadınlar olmasa ticaret-ekonomi çarkı ne kadar döner siz düşünün!. Kadınlar, elektronlar gibi çarşı pazar döndükce  ekonominin çarkı döner ve hayatın değişim ve dönüşümü bir denge de gider. Tabi  bu arada kadınların bu hızlı dönmeleri  erkeklerin de başını döndürür-ağırtır o başka :).

Denge ancak döngü-hareket ile sağlanır. Yeninin gelebilmesi için eskinin gitmesi gerekir, yani zararların olması gerekir ki bu zararı en iyi beceren de kadınlardır. Enerji alış-verişi yaparak atomun varlığını ve devamını sağlayan eksi yüklü elektonlar gibi,  kadınlar da insan neslinin devamını ve değişimini aynı şekilde sağlamaktadır. Bunu yaparken eskileri-eldekileri verir ve yenisini  alır. Erkeklerde ister istemez  bunun gerçekleşmesine  yardımcı olurlar.

4- ATEŞ-İMTİHAN VE KADIN

En sabırlı ve iradeli  erkek kimdir sorusunun cevabı kadınla imtihanı kazanan erkek olsa gerek. Kadınlar kuvvetli cazibeleri ile erkekler üzerinde derin tesirlere sahiptir. Ayrıca  sürekli değişim istekleri ile erkek üzerinde ağır baskı kurarlar. Erkeklerin bu yoğun çekim taleplerine direnmesi öyle kolay değil.

Ateşin altın cevherini eritip onu saf ve saf olmayan diye ikiye ayırması gibi, kadınlar da erkeklerin sinir sistemini test eder. Filozoflardan biri şöyle demiş “Evlenin! eşiniz iyi çıkarsa mutlu olursunuz, kötü çıkarsa filozof”. Ateşe dayanıp saflaşan altın cevheri gibi, erkekler de kadınların bitmek tükenmek bilmez taleplerine ve değişim arzusunu bir şekilde tatmin ederse, yani iradeli ve sabırlı davranırsa altın gibi koca olur. İki tarafta kazanır. Aksi olursa iki tarafta kaybeder. Peygamberimizin hanımlarına karşı  dengeli tavrını burda hatırlamakta fayda var.

Yenilik ve değişimin mimarı olan kadınlarla, statik-durağan yapıdaki erkeklerin geçinmesi öyle kolay değil. Ama çare yok erkek  bu ateşe girecek ve yanacak.  Eğer ateşten sağ çıkarsa  karşımıza uysal-ehlileşmiş bir aslan bulacağız demektir:). Bir şeyler vermeden-kaybetmeden uzlaşma sağlayamıyorsunuz. Yaklaşmak için bir adım atmak gerekiyor. İşte o zaman zevc-eş-denk olunuyor.

5- ŞEYTAN VE KADIN

Şeytan ile kadının aynı cümlede yer alması aslında hepten anlamsız değil. Bir işlev benzerliği söz konusu:

  • Şeytan siyah(duman)-beyaz (alev) olan ateşten yaratılmıştır. Kadın ise ateş gibi bir  karışım olan topraktan yaratılmıştır.
  • Şeytan insanın eşidir ve etrafında sürekli döner(iblis). Kadın erkeğin etrafındadır (Kuran libas-elbise-örtü der). İBLİS VE LİBAS aynı kökten gelir.
  • Şeytan sürekli bir şeyler telkin eder insana. Kadın değişimcidir ve sürekli yenilik talepleri vardır, bıkmadan usanmadan tekrarlayarak eşine dediğini yaptırmaya çalışır.
  • Şeytan vesvese verir, kararsız ve şüpheci yapar insanı. Kadınlar kararlarında çok kararsızdır, gel-gitleri daha çok yaşarlar.
  • Şeytan ateştendir ve sıcaktır. Kadınlar da devir oranı fazla olduğu için erkeklere göre daha fazla sıcaktırlar. Bu sıcaklık unutma ve unutturma  hasletini öne çıkarır. Kadınların daha çok unutkan oldukları bir gerçek. Şahitlikte 2 kadının 1 erkeğe denk tutulmasının sebebini Kuran “biri unutursa diğer hatırlatsın” diye açıklar. Kuran ve hadislerde unutma hep şeytana (ateşe) bağlanmıştır. Erkekler daha soğukkanlıdır.

Şeytan denince akla  her zaman Allah’a isyan eden varlık gelmesin. Şeytan eş arkadaş demektir. Kadın da erkeğin eşi ve arkadaşı olduğu için ona ŞEYTAN denebilir.

Nitekim FETTAN kelimesi   kadın anlamına da gelir, şeytan anlamına da. İnsanı imtihan eden, ikiliğe düşüren, şaşırtan ve iki şey arasında seçime zorlayan her şeye ŞEYTAN-FETTAN-KADIN denebilir. Bu kötü bir şey değildir, aksine doğrunun-gerçeğin-asıl cevherin ortaya çıkmasına sebeb olmaktadır.

NEDEN ERKEĞE DEĞİL KADINA ŞEYTAN DENİLMİŞ

Çünkü karışık olan ve ayıklanmaya tabi tutulması gereken ERKEKTİR. Kadın saf varlıktır erkekse karışık. Adem karışık olmasa ondan farklı bir varlık olan Hz. Havva olmazdı. Tabi bu tarifimiz bir çok soruyu akla getirecektir. Kadınlar imtihana tabi değil mi? “Cehennemin coğunu kadınlar oluşturacak” hadisi ile burda anlattıklarımızı  bir daha düşünün. Şimdilik bu soruya cevap vermeyi düşünmüyoruz. İlerde nasip olursa. Her aklının almadığını uydurma diyerek hadisleri ayıklayanlara aldanmayın. Yukardaki hadis sahihtir ve manası da yaratılış gerçeğine uygundur.

6- KADIN VE EN ZARARLI OLMAK

Yukarda açıkladık tekrar açıklayalım, ZARAR demek bir şeyin özünün-malının dışarı çıkması-eksilmesi demektir. Aynen fitne gibi iki şeyin birbirinden ayrılmasını ifade eder: mal-evlat-eş vs. den ayrılma yani zarar etme. Bir kapdaki suyun dışarı çıkması zarar olabileceği gibi mikrobun-hastalığın dışarı çıkması da zarardır. İşlenmemiş altın madeni ateşle işlenince kütlesi azalır cünkü artıkları atılmıştır, yani kütle bakımından zarar etmiştir.

İşte  hadiste kadına en zararlı denmesinin manası budur:

Kadın, erkekteki iki zıddı ortaya çıkarır: iyi-kötü sıfatlar

Kadın, erkeğin sulbündeki nesli doğum yoluyla ortaya çıkarır. Mesela Hz. Havva’nın, Hz. Adem’in sulbündeki Habil ve Kabil ortaya çıkarması gibi =>iyi ve kötü.

Kadın  ZARARLIDIR: eskiyi,çürümüşü-kiri-pasağı siler atar, yerine yenisini koyar (bir şeyleri zayi eder-eksiltir). Erkekler evlerinde  eskiyip atılan  çanak-çömlek-tabak miktarını duymak istemez herhalde :)

Kadın zararlıdır, çünkü girdiği yerde hemen tasnif yapar: bu faydalı-bu faydasız, bu yeni-bu eski, bu uydu-bu uymadı,bunu insanlar beğenir-bunu beğenmez, bu taze-bu bayat vs. Hemen çok geçmeden o evde bir temizlik operasyonu başlar ve ev boşalır =>zarar-israf

Sonra hemen yenileri alınır, cüzdan boşalır tabi=>> zarar-israf…

Aslında gidenin yerine  yenileri gelerek bir değişim ve denge sağlanmıştır.

EN ZARARLI => EN DENGELİ

Zaten kadın eş-denk demektir ve görevi dengeyi sağlamaktır. Hadis bir yönüyle buna işaret etmiş görünüyor.

Kadın ateş gibi bir şeyin içindeki kötüleri,artıkları,fazlalıkları  özünden-aslından ayırıp dışarı çıkarır.

7-KADIN-ÇEKİCİLİK ve ZARAR-FİTNE

Buraya kadar kadına olumlu roller yükledik. Peki kadının erkek için zararlı olduğu bir tarafı yokmudur?  Her şeyin dengede olanı iyidir. Fazla bal yeseniz zamanla size zararı olur. Kadına fazla bağlanırsanız elbette dengenizi bozar ve zarar edersiniz. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: balın kendisi zararlı olmadığı gibi kadının kendisi de zararlı değildir, zararlı olan ölçüsüzlüktür. Kadın müthiş bir enerji ve bunun neticesi olan çekiciliğe sahiptir. Erkek dengeyi koruyamaz gereğinden fazla iltifat eder ve kendi iradesini ortaya koymazsa elbette zarar eder. Kadının enerjisi ve buna bağlı istekleri, hayallleri çoktur. Erkek ise daha sakin ve durağandır. Eğer kadın gaz ise erkek de yerine göre fren olursa hiç bir sorun yaşanmaz. Ama bitmez tükenmez istek ve hayallarıne erkekte kapılırsa o zaman araba bir uçurumdan aşağı düşebilir. Kimisi bunu abartıp  erkeklere hep fren olmayı tavsiye etmiş olsa da her şeyin dengesi iyidir. İşte buna işaret eden bir hadis:

“Dünyaya aldanmaktan sakının. Kadınlara kapılmaktan korunun. Çünkü İsrailoğullarında ilk fitne kadınlar yüzünden çıkmıştır.”

FİTNE-ZARAR KELİMELERİ EŞ ANLAMLI

Gerek Kuran ve gerekse Hadislerin ortak bir özelliği var: kullanılan kelimeler birbiriyle eş anlamlı ve birbirlerini tamamlıyor, tıpkı karı-koca gibi.

İmtihan: iki kelimede imtihan ve imtihan sonucunda bir şeyleeri kaybetmeyi anlatır.

Ateş: Her iki kelime de ateş ve ateşte yanmanın sonucunda eksilmeyi yani arınmayı-saflaşmayı anlatır

Değişim-dönüşüm: Her iki kelime de değişim ve farklılık anlamına gelir. Ateşe giren saflaşır-aslına döner.. Sonra başka şeyler karışır tekrar kirlenir. Kısaca ikili-zıtlı değişim ve alt-üst oluşu anlatır.

Kadın-eş: İki kelimede eşleşmeyi-izdivacı ve kadını beyan eder. Değişim ve dönüşüm ancak izdivaçla yani kadınla olur.

ÖZET

“Erkeklere en zararlı fitne olarak benden sonra kadınları bıraktım” şeklinde tercüme edilen hadisi şerif metin olarak sahih olmasına rağmen manası anlaşılamamıştır. İnsanların fitne ve zarar kelimesine yükledikleri mana olumsuz olduğu için “böyle hadis olamaz” diye dışlanmıştır.

Bize göre hiç bir kelimenin sadece olumsuz manası yoktur. Aksine hem olumlu hemde olumsuz manası vardır. Diğer bir ifade ile kelimelerin manası nötürdür ve belli ortama göre bu çift manalardan biri tercih edilmektedir. Bana göre iyi olan size göre kötü olabilir. Bana yaklaşan sizden uzaklaşıyor demektir. İlahi metinler söz konusu olunca  her iki manayı da hesaba katmak gerekir. Hadis ve Kuran tercümelerinde yapılan yanlış bu: insanların algısı ve pozisyonuna göre mana verilmesi.

Doğru mana nedir?

  • Kişinin bir çok eşi vardır: kadın-çocuk-ebeveyn-ruh-cin-melek-beden vs. Bunlardan erkeklere en uygun olan ve onu en iyi tanımlayan-anlayan-arıtan-benzerini (çocuk) çıkaran ve dengeleyen KADINDIR.
  • Kadın-çocuk-mal kişi için bir imtihandır. Bu imtihanlar içinde  erkeği en iyi test eden(özünü-aslını ortaya çıkaran)  KADINDIR.
  • Mal-çocuk-kadın bir erkeği mutlu eden şeylerdir. Bunlar içinde erkeği en huzura kavuşturucu ve sukunet verici KADINDIR.
  • Bir erkeği değiştiren ve onu düzene sokan-dengeleyen KADINDIR.
  • Kadının yüksek düzeyde enerjisi ve çekimi vardır, eğer  denge iyi kurulamazsa  erkek için KADIN en zararlı olandır.
  • Kainatta evrim ve devrim birlikte yürümektedir. KADIN, bir yandan doğum yoluyla ilk insanda(erkekte) gizli ilahi bilgileri ortaya çıkarırken, diğer taraftan onu biyolojik olarak çökertmektedir. Çünkü insan nesli biyolojik olarak zayıflıyor, ilim ve sanat olarak gelişiyor. Bu iki durum yani evrim ve devrim KADINLA gerçekleşiyor.
  • KADIN turnusol kağıdı gibi en iyi AYIRT EDİCİDİR-TEMİZLEYİCİDİR-BELİRLEYİCİDİR
  • Kadın fıtratının gereğini yapıyor ve kendine göre her şeye bir ayar veriyor. Aşırı gidebilir, burda dur demesi gereken fiziken daha güçlü ve iradeli olan erkektir.
  • İmtihan edilen kadın değil erkek ise,  sınav notu kadına değil erkeğe verilir ve sorumlusu o olur. İnsanların işlenen günahtan ötürü  kadını veya şeytanı suçlaması elbette  kabul edilebilir değildir.

Hadiste kadınları aşağılayan hiç bir yön yoktur. “Bana dünyada 3 şey sevdirildi: gözümün nuru namaz, kadın ve koku” diyen bir peygamber, hiç kadınları aşağılayacak bir şey söyler mi?